“Bakı məni heyran etdi”
Tanınmış Türkiyə aydınlarından olan məhşur yazar Tuncer Sümer Bakı səfəri ilə bağlı “Olaylar”a təəssüratlarını göndərib. Yazını elə Türkiyə türkcəsində təqdim edirik.
4 Aprel 2018 12:00 SosialTanınmış Türkiyə aydınlarından olan məhşur yazar Tuncer Sümer Bakı səfəri ilə bağlı "Olaylar"a təəssüratlarını göndərib. Yazını elə Türkiyə türkcəsində təqdim edirik.
Saygıdeğer Azerbaycanlı kardeşler!
Sizlere Türkiyeden en derin duygularla selamlarımı gönderiyorum.
19 Martta başlayıp 23 Marta kadar süren Bakü ziyaretimin anılarından bahsetmek istiyorum özellikle.
saygıdeğer ağabeyim Hüseyin Adıgüzel ile gerçekleştirdiğimiz bu gezi, benim için, her zamanki gibi çok özel ve doyumsuz idi. Çünkü, Türklerin ve Dünya tarihinin yeniden yazılmasını sağlayacak olan iki muhterem kişliyle buluşmak, onlarla uzun uzun, çok değerli sohbetler etmek ve yeni şeyler öğrenmek kolay kolay herkese nasip olacak şeyler değildir kanımca. bu muhterem kişiler, değerli dostum Yunus Oğuz ve bir tarih dehası olan Firudin Celilov Ağasioğlu ağabeydir.
Nasıl ki bir ağacı toprak üstünde tutan şey, onun toprak altındaki kökleriyse, bir milleti ayağa kaldıran ve ayakta tutan şey de o milletin tarihidir. Gerek Yunus Oğuz, gerekse de Firudin Celilov Ağasioğlu bey, Türk Trihini, Azerbaycan tarihini dolayısıyla Dünya tarihini altüst eden bilgileri karanlıktan aydınlığa çıkarmış ve bizim geçmişimize ve geleceğimize güvenle bakmamızı sağlamışlardır. Bu büyük insanların yaptıkları iş çok büyüktür. Hatta bazı fetihlerden bile büyüktür. Çünkü fethettiğiniz yerleri kaybedebilirsiniz ama kitaplara yazılmış hafıza kaybedilmez. Her iki çok kıymetli yazara da sonsuz saygılarımı sunarım. Türk milleti onlara minnettardır.
Bu ziyaretimde Baku dışında yerlere gitme fırsatım oldu. Hızıchyı gördüm, çok beğendim. Havası çok temiz ve dinlendirici bir şehir. Hızı yolunda Azerbaycanın ovalarından, tepelerinden geçtik. Geçtiğimiz yerleri dikkatle, adeta beynime nakşederek seyrettim. Yolda bir marketten aldığımız kurutulmuş hurmanın tadı damağımda kaldı. Ayrıca sırası gelmişken Azerbaycan domateslerinin ve salatalıklarının lezzetine de hayran kaldığımı belirtmem gerek.
Benim için en olağanüstü durum, ilk kez bir Nevruz(yeni yıl) bayramına Bakuchda tanık olmaktı. Özellikle İrandan gelmiş ziyaretçilerin çokluğu ve otellerde hiç yer olmayışı ilginç ve güzel bir tesadüftü. Nevruzun Azerbaycan turizmine katkıda bulunduğunu görmek sevindirici oldu. Yakında yapılacak Formula 1 yarışları da önemli bence. Hem Baku yarışının şehirde yapılması açısından hem de Azerbaycanın tanıtımı açısından önemli. Sokaktaki Formula 1 izlenimim iy değildi. Trafiğin birkaç gün felç olacak olmaası halkı rahatsız etmiş şimdiden. Ama güzel şeyler kolay elde edilmez ki.
Petrol fiyatlarının düşmesi ekonomiyi zora sokmuş biraz. Bunun belirtilerine sık rastladık cadde ve sokaklarda. Ama "Bir musibet, bin nasihatten evladır." atasözü Azerbaycanda da kendini kanıtlamış. Azerbaycan ekonomisi üretime yönelmiş. Bu yönelmenin faydalarını onbeş yirmi seneye görürsünüz. Üretim kültürü kazanmak kolay değildir, zaman ister.
11 Nisanda başkanlık seçimi olacak. Bizdeki gibi yüzmilyonlarca liralık kampanya masraflarının olmaması beni hem şaşırttı hem de mutlu etti. Türkiyede seçim kampanyalarında yapılan gereksiz masraflar düpedüz kul hakkı ve israf bence. Bu israfın Azerbaycanda olmaması çok hoşuma gitti.
Azerbaycan devletinin sonsuza kadar yaşaması için, halkıyla bütünleşme yolunda atılacak addımları sıklaştırması ve hızlandırması temennisiyle, sonsuz hörmetlerimi sunarım.