"Aliyev gel dese, 800 bin türk asker Bakü’ye koşar" - Türk yazar
30 Mart 2023 14:02 SiyasətOlaylar.az xəbər verir ki, Axar.az türkiyəli yazar Həsən Barının məqaləsini orijinalda təqdim edib:
Yıl 1915, Çanakkale Savaşına gönüllü gelip şehit olan Azerbaycanlı Türk sayısı üç binden fazladır. Yaralı sayısı da bilinmiyor.
Enver Paşanın görevlendirdiği Nuri Paşa Komutasındaki Kafkas İslam Ordusu 1918-de Baküyü düşman işgalinden kurtardı.
Bu olaylar, Osmanlı Devleti zamanında olanlar.
Gelelim Kurtuluş Savaşına:
Kurtuluş Savaşında, Atatürk yardım ister. Azerbaycandan çok miktarda altın, petrol gönderilir. Atatürk, Neriman Nerimanova mektup yazıp borcumuz ne kadar diye sorar. Nerimanovun cevabı çok manidardır: "Borç dost ile dost arasındadır, kardeşin kardeşe borcu olmaz".
Mürsel Bakü, I. Dünya Savaşı ve Türk Kurtuluş Savaşında önemli görevler üstlenmiş, Bakü ve İzmir şehirlerini düşman işgalinden kurtarmış, sonrasında bir dönem milletvekilliği yapmış Kafkasya asıllı Türk askeri. 9 Eylül 1922 sabahı, 1. Süvari Tümeninin komutanı olarak İzmire ilk giren Türk paşasıdır ve soyisminden de anlaşılacağı gibi, Azerbaycan Türküdür.
Hâlâ yarasından kan gelirken yaralı-yaralı İzmir Hükümet Konağından Yunan bayrağını indirip Türk bayrağını dikerek bu zevki ve gururu kimseye bırakmayan Şerafettin İzmir Kafkas kökenli, kesin bilgiye rastlamasam da büyük olasılıkla Azerbaycan kökenlidir.
1. Karabağ Savaşında gizli yollardan gidip savaşa gönüllü katılan bir çok asker oldu. Tükiyeden gönüllü gidenlerden oluşan Rüzgar Birliğinin komutanını, orada gazi olanların bazılarını yakinen tanırım.
1. Karabağ Savaşından sonra Azerbaycan Ordusunun eğitimi için Azerbaycana iki yüz subay gönderilir. Türkiyedeki harp okullarında Azerbaycanlı subaylar yetiştirilip, Azerbaycana gönderilir, onlar da Azerbaycanda subay ve askerlerini yetiştirir.
Azerbaycan Ordusuna komuta ederek zaferden zafere koşan subaylar Türkiyede eğitim almış bu subaylardır.
Yıl 2000, İran, Azerbaycanın petrol gemilerini Baküye kadar çekilmeye zorlamıştı. Türkiyeden İrana cevap geldi: "Bunu tekrarlarsan karşında Türkiye Donanmasını bulursun".
Yıl 2001, İran, Azerbaycan Hava Sahasını ihlal edince, Türkiye tarafını ve yapabileceklerini belli etmek amaçlı, Türk Şahinlerii Baküye gönderir.
Bunlar belirttiğim tarih aralıkları arasında yaşanılanların sadece ve sadece bazıları!
Daha yakın zamanda, iki devlet, tek millet mantığıyla değil; tek devlet, tek millet mantığıyla imzalanan Şuşa Bildirgesi kapı gibi duruyor.
Uluslarası Hukuka göre devletlerde süreklilik vardır ve devletlerin yaptığı antlaşmalar bir iki üç hükümetlik değildir.
Ermeniler, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini başka ülkelerle karıştırmasın.
Bizim bağlarımız, Ermenistan ordusu Azerbaycan Ordusu karşısında ezim ezim ezilirken, bir iki açıklama yapmaktan öte birşey yapmayan Fransa ile; gizli-gizli yaramazlık yapan yaramaz çocuk edasıyla Ermenistana silah gönderen İran ilişkisine benzetmez. Onlara gaz veren Fransa, Tovuz Saldırısından sonraki savaşta, 2. Karabağ Savaşında Ermenistanın işgal ettiği Azerbaycan topraklarını Ermenistan bir-bir kaybederken neredeydi?
Türkiyeyi yöneten hükümetler olsa da, özellikle dış politikada ve özellikle de Azerbaycan ile ilgili konularda Türkiyeyi devlet aklı yönetir. Devlet aklının arkasında ise ona destek veren yüzde 60-dan fazla oy potansiyeline sahip olan Türk Milliyetçileri ve Azerbaycan-Türkiye kardeşliğini savunan yüzlerce sivil toplum örgütü vardır.
Hiçbir hükümet de bunları yok sayıp; bunların istemediği kararları alamaz.
Yüz yılı aşkındır iki devletin en zayıf zamanlarında bile değişmeyen, kan bağıyla, ortak kaderle bağlı politika; şu an çok güçlü olduğumuz dönemlere gelmişken; değil bir, üç-beş hükümet değişince mi değişecek!
Gelelim vatandaş boyutuna;
Reuters, "Türkiyede öl denilince ölecek sekiz yüz bin insan var" diye araştırma yapmış (on sene önceki araştırma, sayı şimdi daha da arttı).
Bu milliyetçilerin Azerbaycana gelmesi, Azerbaycan Prezidentinin "gelin" demesine bakar.
Ermenistanın, kadın, kız, yaşlıları toplayarak cephede savaşacak asker sayısı altmış bini geçmez.
Kaçak avlananları bırakın, Türkiyede, devletten izin alarak avcılık yapanların sayısı üç yüz binden fazla.
Uyarmadı demeyin, çoğu da domuz avcısı!
Siz Ermeniler, Ermeni basını;
Bu kadar anlatımımdan sonra Türkiyede hükümet değişirse, Azerbaycan politikası da değişir diye sevineceğiz mi diyorsunuz?
Tamam sevinin!
Nasıl olsa biz cephede, daha önce üzdüğümüz gibi üzmesini biliriz!
Şunu da aklınızdan çıkarmayın:
"Ne mutlu Türküm diyene!"