Azerbaycan Bakü'den Gönlüme Düşenler
13:33 SosialBir səfərin zəngin, təsirli və unudulmaz təəssüratı
Bu günlərdə Türkiyə Cümhuriyyətinin Şanlıurfadan olan bir qrup gənci Gənclər və İdman Nazirliyinin dəvəti ilə Bakıda qonaq olmuşlar. Nümayəndə heyətinin üzvlərindən Hamid Derman öz təəssüratlarını "Cobeklitepe haber" saytında paylasmisdir. Yazının maraqlı olduğunu nəzərə alaraq onu oxucuların diqqətinə təqdim edirik.
Həmid Xan Tahirli,
Bakı Şəhər Gənclər və İdman İdarəsinin əməkdaşı.
HAMİT DERMAN
"İnsan bazen bir şehre gider, sadece sokaklarını görür. Bazen de bir şehre gider, o şehrin ruhunu tanır."
Uzman Deneyimi Projesi kapsamında, İl Müdürümüz Sayın İsa Yazıcı, Gençlik Hizmetleri Müdürü Sayın Mustafa Kırıkçı,Yurt Hizmetleri Müdürü Sayın Murat Önen ve değerli çalışma arkadaşlarımızla birlikte 21 Haziranchr("39")da kardeş ülke Azerbaycanchr("39")ın başkenti Baküchr("39")ye doğru yola çıktık. Takvimde bu gezi yalnızca birkaç günlük bir program olarak görünüyordu. Oysa dönüşte anladım ki bazı yolculuklar günlerle değil, insanın yüreğinde bıraktığı izlerle ölçülürmüş.
Uçağımız ikindi vakti Bakü semalarına süzülürken pencereden gördüğüm manzara, daha ilk anda farklı bir coğrafyaya geldiğimi hissettirdi. Hava, Şanlıurfachr("39")nın yakıcı sıcaklarından çok daha serindi. Fakat asıl serinlik havada değil; şehrin dinginliğinde, düzeninde ve insanlarının yüzündeki huzurdaydı.
Havalimanından çıkar çıkmaz dikkatimi çeken ilk ayrıntılardan biri sokakta sigara içme yasağı oldu. Küçük gibi görünen bu ayrıntı bile aslında toplum düzenine verilen önemin bir göstergesiydi.
Şehir merkezine doğru ilerledikçe Bakü adeta bir kartpostal gibi gözlerimizin önüne serildi. Geniş bulvarlar, estetik mimari, bakımlı parklar ve tertemiz sokaklar... En çok da temizlik dikkatimi çekti. İnsan kilometrelerce yol gidiyor ama yerde tek bir çöp parçası bile göremiyor. Temizlik yalnızca belediyelerin işi değildir; o, aynı zamanda bir medeniyet anlayışının yansımasıdır. Bakü bana bunu bir kez daha gösterdi.
Şehrin güzelliği kadar insanlarının sıcaklığı da hafızama kazındı. Daha ilk karşılaşmadan itibaren kendimizi yabancı değil, adeta bir dost meclisinin misafiri gibi hissettirdiler. Samimiyetleri yapmacık değildi; içtendi. Gülümsemeleri resmî değildi; kardeşçeydi.
Konakladığımız otel, surlarla çevrili tarihi İçerişehirchr("39")deydi. Taş sokaklarda yürürken insanın zihni bugünden kopuyor, yüzyıllar öncesine gidiyordu. Her taşın, her kapının, her duvarın anlatacak bir hikâyesi vardı. Şirvanşahlar Sarayıchr("39")nın ihtişamı, Kız Kulesichr("39")nin gizemi ve tarih boyunca bu topraklarda kurulmuş medeniyetlerin izleri, insana zamanın ne kadar kıymetli olduğunu düşündürüyor.
Programımızın ilk gününde Bakü Gençlik Merkezi ile Sabuncu Gençlik Merkezichr("39")ni ziyaret ettik. Özellikle Bakü Gençlik Merkezi, büyük bir kültür kompleksi içerisinde yer alan son derece modern ve donanımlı bir yapıydı. Burada yürütülen gençlik çalışmaları kadar bizlere gösterilen ilgi ve misafirperverlik de takdire şayandı. İnsan bazen yapılan hizmetlerden önce, o hizmeti sunan insanların gönül zenginliğini fark ediyor.Hem Bakü Gençlik Merkezinde hemde Sabuncu Gençlik Merkezinde biz de bunu hissettik.
İkinci gün Azerbaycan Gençlik ve Spor Bakanlığıchr("39")nda gençlik hizmetlerinden sorumlu yöneticilerle verimli görüşmeler gerçekleştirdik. İki ülkenin gençlik politikaları üzerine karşılıklı fikir alışverişinde bulunduk. Gençlik merkezlerinin işleyişi, gönüllülük faaliyetleri ve sosyal projeler hakkında edindiğimiz bilgiler bizler için önemli bir tecrübe oldu.
Aynı gün Şirvanşahlar Sarayı ve Kız Kulesichr("39")ni ziyaret ettik. Tarihin sessiz tanıkları olan bu eserler, Azerbaycanchr("39")ın köklü medeniyet geçmişini gözler önüne seriyordu. Ancak tarihin içinde dolaşırken içimizi burkan bir manzarayla da karşılaştık. Asırlardır ezan sesine şahitlik etmiş iki tarihi caminin bugün müzeye dönüştürülmüş olması doğrusu bizleri üzdü. Tarih sadece taş binalardan ibaret değildir; onu yaşatan manevi değerler de en az yapılar kadar kıymetlidir.
Üçüncü gün Azerbaycan Devletichr("39")nin Önderi Haydar Aliyevchr("39")in kabrini ziyaret ettik. Ardından Türk Şehitliğichr("39")ni ziyaret ederek bu topraklarda canlarını feda eden aziz şehitlerimiz için dualar ettik. O an, "İki Devlet, Bir Millet" sözünün sadece bir slogan olmadığını; ortak tarihimizin, ortak mücadelemizin ve ortak kaderimizin özeti olduğunu yüreğimizde hissettik.
Daha sonra Haydar Aliyev Merkezichr("39")ni ve burada sergilenen klasik otomobil koleksiyonunu gezdik. Modern mimarisiyle dünyanın sayılı eserlerinden biri olan bu yapı, Azerbaycanchr("39")ın kültür ve sanata verdiği değerin de önemli bir göstergesiydi.
Dördüncü gün Azerbaycan Gençlik Birliğichr("39")nde gençlerle bir araya geldik. Karşılıklı fikir alışverişinde bulunduk. Türkiyechr("39")deki gençlik merkezlerini, gönüllülük faaliyetlerini ve sivil toplum çalışmalarını anlattık; onların tecrübelerini dinledik. Ortak hedeflerimizin, ortak hayallerimizin ve ortak heyecanlarımızın ne kadar fazla olduğunu görmek bizleri umutlandırdı.
Öğleden sonra Zerdüştler ve Hindular için kutsal kabul edilen Ateşgâh Tapınağıchr("39")nı ziyaret ettik. İnsanlık tarihinin farklı inançlarına ev sahipliği yapan bu mekân, kültürel çeşitliliğin önemli örneklerinden biriydi.
Daha sonra Karabağ Zaferi Müzesichr("39")ni gezdik. Burada sergilenen tanklar, silahlar ve askerî araçlardan çok daha etkileyici olan şey, bir milletin bağımsızlık iradesiydi. O müzede sadece savaşın izleri değil; vatan sevgisi, fedakârlık ve bağımsızlık uğruna verilen büyük mücadelenin ruhu da sergileniyordu. Azerbaycan halkının millî şuurunu diri tutma konusundaki hassasiyetini yakından görmek bizleri derinden etkiledi.
Bu ziyaret boyunca Sovyet döneminin Azerbaycan üzerindeki etkilerini de gözlemleme fırsatı bulduk. Şehir planlamasında, eğitim sisteminde ve özellikle dinî hayat üzerindeki izleri bugün bile hissedilebiliyordu. Şehirde beklediğimiz kadar cami göremememiz bunun en dikkat çekici örneklerinden biriydi.
Bir başka dikkat çekici husus ise Azerbaycanchr("39")ın dış politikada kurduğu güçlü ilişkilerdi. Türkiye ve Pakistanchr("39")ın yanı sıra İsrail ile de yakın ilişkilerini açıkça ifade etmeleri, bizi şaşırttı.
Türkiyechr("39")yi yakından takip ettiklerini görmek bizleri ayrıca mutlu etti. Dizilerimizi izliyor, müziğimizi dinliyor, kültürümüze ilgi duyuyorlardı. Sohbetlerimiz ilerledikçe aramızdaki samimiyet daha da arttı. Kısa sürede resmiyet yerini içtenliğe bıraktı. Birlikte edilen sohbetler, paylaşılan hatıralar ve ortak değerlerimiz, aslında aramızdaki bağın ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gösterdi. O an anladım ki kardeşlik, sadece aynı kökten gelmek değil; aynı duyguları paylaşabilmek, aynı sevince ortak olmak ve aynı hüzün karşısında yürekten hissedebilmektir.
Biz daha önce Azerbaycan heyetini 19 Mayıs etkinlikleri kapsamında Şanlıurfachr("39")da misafir etmiştik. Onlar Peygamberler Şehrichr("39")nin manevi ikliminden ve tarihî zenginliğinden etkilenmişlerdi. Bu kez biz, Hazarchr("39")ın incisi Baküchr("39")nün temizliğinden, düzeninden, tarihinden ve insanının içtenliğinden etkilendik. Gördük ki kilometreler uzak olsa da gönüller birbirine çok yakın olabiliyor.
Bu gezi bana sadece yeni yerler göstermedi; farklı bakış açıları da kazandırdı. Gençlik hizmetlerinin işleyişini yerinde görmek, iki ülkenin uygulamalarını karşılaştırmak ve yeni dostluklar kurmak mesleki anlamda bizlere önemli katkılar sağladı. Her yolculuk insana yeni bilgiler kazandırır; ancak bazı yolculuklar insanın ufkunu genişletir. Bakü seyahati de bizim için tam anlamıyla böyle bir yolculuk oldu.
Bu anlamlı ziyaretin gerçekleşmesinde emeği geçen başta İl Müdürümüz Sayın İsa Yazıcıchr("39")ya ,Gençlik Çalışanımız Umut Kulakoğluna ve bizleri büyük bir samimiyet ve içtenlikle ağırlayan Gençlik Hizmetleri Müdürü Elvin Orucov Beychr("39")e, Başuzman Xasay Valiyevchr("39")e, Uzman Hamit Xanchr("39")a gönülden teşekkür ediyorum.
Baküchr("39")den ayrılırken valizimizde birkaç hatıra vardı belki...
Ama asıl taşıdığımız, gönlümüzde büyüyen kardeşlik duygusuydu.
Çünkü bazı şehirler sadece gezilir.
Bazı şehirler ise insanın ruhuna dokunur.
Bakü, benim için artık sadece bir başkent değil; kardeşliğin, samimiyetin ve ortak tarihimizin yaşayan en güzel sembollerinden biridir.